Sosyal Medya Bağımlılığı

Teknoloji artık hayatımızın her yerinde hatta merkezinde. Bu akıllı aygıtlar sayesinde işimizi takip ediyor, yemek siparişi veriyor ve eğleniyoruz; hatta gün içinde o kadar vakit geçiriyoruz ki güzel bir ortamda anı yaşamak yerine farkında olmadan elimizin telefona gittiği oluyor. İşte bu aşırı kullanma isteğinin önüne geçilememesi durumu bağımlılık (Sosyal Medya Bağımlılığı) olarak adlandırılır.

Günümüzde araştırmalar insanların büyük bölümünün teknoloji, internet veya oyun bağımlısı olduğunu ortaya koyuyor. Verilere göre, günün ortalama 4,5 saatini insanlar akıllı telefonlarında geçiriyor. Bu duruma bilgisayar ve televizyon karşısında geçirilen vakti de eklendiğinde olumsuz bir tablo ortaya çıkıyor.

Bağımlılıkların en sık görüleni ise sosyal medya bağımlılığıdır. Bireyler akıllı telefonlarla sosyal medyada paylaşımda bulunmakta ve gün içinde sürekli aktif olmaktadır.

Peki, bizleri bu duruma ne bağlıyor?

-Sosyal medya bireylerin dünyaya açılmasını daha kolay sağlıyor. Birçok farklı noktadan insana ulaşabilmek insanlara daha cazip gelebiliyor. Çok sayıda kişi tarafından takip edilip beğenilmek ve üstüne bundan bir de maddi gelir elde etmek önemli.

-Sosyal medya duygusal tatmini sağlıyor, gerçek hayatta insanların ulaşamadığı duyguları tatmasına yardımcı oluyor.

-Sosyal medya ile birlikte insanlar kendilerini daha özgürce ifade edip daha cesurca davranabiliyor.

-Sosyal medya diğer insanlara bireylerin yalnız olmadığı mesajını aktarıyor.

-Sosyal medya hesaplarından gelen beğeniler ve olumlu bildirimler beynimizin ödül merkezini yani dopamini aktive ediyor. Böylece bireyler kendisini mutlu hissediyor.

Sosyal Medya Bağımlılığının zararları nelerdir?

Diğer insanların yaşamlarını takip etmek kişilerin kendilerini değersiz hissetmesine neden olabiliyor. Ayrıca telefon ya da bilgisayarda sürekli vakit geçirmek, yaşamda dengesizlikler yaratarak bireylerin kaygı bozuklukları ve depresyona yatkınlığını arttırıyor.

Sabit bir pozisyonda, baş eğik bir biçimde saatlerce ekran karşısında vakit geçirmek kas ve eklem ağrılarının olmasına yol açıyor. Kişilerde bir süre sonra omurga bozuklukları görülüyor. Gözlerde yanma, sulanma ve bozukluk ise zamanla artıyor.

Günün büyük bölümünü telefonun alması kişinin kendisine ve çevresine ayırdığı vakti azaltıyor. Bireyin iletişim kalitesini zayıflatıyor ve gerçek ilişkilerde kopmalar yaşanıyor.  

Kişinin öz bakım becerileri düşüyor ve gerçek yaşam aktivitelerinde azalma, yemek ve uyku bozuklukları görülüyor.

2019 yılında görev aldığım, bağımlılık alanında Türkiye’de en geniş, dünyada ise ikinci en büyük çalışma olan Türkiye Bağımlılık Risk Profili ve Ruh Sağlığı Haritası’nın sonuçlarına göre Sosyal medya bağımlılığı’nda üniversite mezunları ilk sırada yer aldı. Kadınlarda sosyal medya bağımlılığı erkeklere oranla daha yüksek bulundu.

Peki, ne yapmalıyız?

Teknolojik araçları zamanlı ve belirli bir saat diliminde kullanmak,

Çok vakit harcayan bazı uygulamaları telefonumuzdan kaldırmak,

Arkadaş ilişkilerimizde sanal ortam yerine yüz yüze görüşmeyi ön planda tutmak,

Yetenek ve ilgileriniz doğrultusunda sosyalleşmek,

Eğer aşamıyorsak ruh sağlığı profesyonelinden yardım almak en doğru çözüm olacaktır.

Uzman Klinik Psikolog Samet ÇOBAN

Diğer makale için buraya tıklayın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir