Psikolojik Dayanıklılık

Psikolojik dayanıklılık literatürde bireyin yaşadığı olumsuz olaya karşı esnek olması, yaşadığı olumsuzluktan çıkabilmesi ve kendini toparlayabilmesi olarak tanımlanır. Araştırmalar bu kavramın öz-saygı, öz-yeterlilik ve sosyal destek düzeyleriyle doğrudan ilişkili olduğunu göstermiştir.

Psikolojik dayanıklılık geliştirilebilir bir kavramdır. Peki, psikolojik dayanıklılığımızı attırma konusunda ne yapabiliriz?

Hayat döngüsünü incelediğimizde bizi olumlu ve olumsuz etkileyen olayların süreklilik arz ettiğini görürüz. Bu süreklilik içerisinde çevreden gelecek olan olumsuz yaşam olaylarını değiştiremeyeceğimize ya da engelleyemeyeceğimize göre içsel anlamda dayanıklılığımızı arttırmak, psikolojik dayanıklılığımız konusunda bize fayda sağlar.

Psikolojik Dayanıklılık” kavramını çok boyutlu ele almak gerekir.

Uyku

            Bireyin genel sağlığı üzerinde önemli bir yeri vardır. Kaliteli uykusu olmayan bireylerin stres seviyesindeki artış yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. Yine benzer çalışmalarda uyku süresi 8 saatten kısa olanlar ile uzun olanların hastalığa yakalanma riski diğer insanlara göre daha fazla olduğu görülmüştür.

 (https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41805344

Beslenme Biçimi

Nasıl ki psikolojik dayanıklılığımızı arttırma konusunda uyku kalitemiz önemliyse, beden sağlığımız için uygun besinler süreçte bir o kadar önemlidir. Özellikle beynin ödül merkezini çalıştıran besinler, enerji düzeyimizi ve ruh halimizi doğrudan etkiler. Özellikle tavuk, hindi, süt, yumurta, portakal, mandalina, kakao, kurubaklagiller, domates gibi besinler seratonin düzeyini arttırmada katkı sağlar.

Bu bilgilerin yanında temelde sağlıksız beslenme insanların hareket kabiliyetini kısıtlamakta ve bireyin depresyona yatkınlığı arttırmaktadır.

Spor

             Hareketli yaşamın ruh sağlığını olumlu etkilediği bilinen bir gerçek. Özellikle haftada 3 kere yapılan yarım saat tempolu yürüyüşün hafif derecedeki antideprasanla aynı etkiyi yaptığı bilinmektedir. Yani spor doğal anti-depresan özelliği gösterir;düzenli spor yapanlarda depresyon nerdeyse hiç görülmez.

             Sistemli ve düzenli yapılan sporla endorfin ve melatonin, dopamin gibi mutluluk hormonlarının salgısında artış gerçekleşir. Spor yapmak iş yaşamının stresi karşısında da yararlı sonuçlar sağlar; beyinde oksijen artmasına neden olarak hafızayı güçlendirir ve insanı zinde tutarak bireyin beyinsel performans kapasitesinin artmasına yardımcı olur.

Sosyal Gelişim

            Fiziksel iyi oluşun yanında bireyin sosyalleşmesi kişinin kendisine olan saygısını arttırmakta ve paralel olarak bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. ‘Journal of Medical Association’da yayımlanan 2009 tarihli bir makale, sosyal bağların stresi azalttığını ortaya koymuştur. Araştırmada arkadaş ve aileleriyle yakın bağları olan kişilerin kanlarında iltihaplanmaya yol açıcı maddelere daha az rastlanmaktadır.

Bunun yanında sosyal iyi oluş, kriz durumlarında baş etmemizi kolaylaştırarak karar verme mekanizmamızın iyileşmesini sağlar.

Düşünce Yapısı

            Günümüzde ebeveynlerin en temel amacı çocuklarının bedensel olarak daha sağlıklı olabilmesidir. Abartıya kaçmayacak şekilde çocukken kilo almak ailelerde sağlıkla eş değer bir durum olarak algılanır. Zayıf olan bireyler ise biraz daha sağlıksız olarak değerlendirilir. Geçmişten beri sağlığa yapılan yatırımlar bilişsel gelişim, duygusal gelişim gibi birçok alanı gölgede bırakmıştır.

            Özellikle günümüz dünyasında bilişsel açıdan hayata daha esnek bakabilen, olaylara karşı daha geniş perspektiften bakan insanların psikolojik dayanıklılığı diğer insanlara göre daha yüksektir. Düşünce yapısı gelişmiş bireyler olumsuz duygularını ifade etmeyi ve yönetme iyi bilirler.

            Bu bireyler geçmiş ya da gelecekten çok şimdi ve burada odaklı yaşamayı benimserler. Ve genel anlamda hayatın değeri ve yaşamın anlamı ilgili daha çok kendilerinin kontrol edebileceği alana odaklanırlar.

İşte psikolojik dayanıklılığımız konusunda bu bileşenler oldukça önemlidir. Esen Kalın.

Uzman Klinik Psikolog Samet ÇOBAN

Diğer makale için buraya tıklayın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir