Otoriter ve Baskıcı Anne-Baba Tutumu

Her ailenin, her kültürün kendisine özgü çocuk yetiştirme tarzı vardır. Özellikle bazı ailelerin çocukları ile ilişkisi katı ve otoriteye dayalıyken bazı ailelerin çocuklarıyla ilişkisi ise daha esnek, açık ve sağlıklı iletişime eğilimlidir. Sağlıklı iletişime sahip ailelerde çocuk aileye daha çok güven duymaktadır ve bu duruma paralel olarak çocuğun kendisine güveni de olmaktadır. Katı tutum gösteren ailelerde ise çocuğu cezalandırma ön planda olmakta, çocuğa karşı övgü ve takdir davranışı nadiren gösterilmektedir.

Peki, olumsuz iletişimin baskın olduğu ailelerde çocuk nasıl etkilenir?

Özellikle korku ve kaygının hâkim olduğu ailelerde çocuğa verilmek istenen mesaj ilk olarak yüz ifadesinden başlar. Gergin yüz hatlarıyla birlikte açılan kocaman gözler: “ Eğer böyle yaparsan seni sevmem.”, “Seni babana söyleyeceğim.”, “Bak polis geliyor.”, “Sana iğne yaptıracağım.” gibi korku ve reddedilme temasının hâkim olduğu sözcüklerle desteklenir. Bu tutum belli bir süre sonra baskı yaratmaya ve çocuk üzerinde gerginliğe sebep olur. Kendisini rahat ifade edemeyen çocuğun zamanla cesareti kırılır. Toplumdan geri çekilmeye hatta yabancı bir insan gördüğünde ebeveynin arkasında gizlenmeye başlar, çocuk zamanla ebeveynlerine daha yapışık hale gelir. Ayrıca bu tehditler kaygıyı tetikler ve ileriki dönemlerde bireyde kaygı bozuklukları gelişme olasılığını arttırır.

Bir süre sonra anne babalar çocuğumuzun özgüveni acaba neden düşük diye sorgulamaya ve yardım aramaya başlar. Sürekli korku ve baskı ile büyüyen çocuğun ileride içe kapanması kaçınılmazdır. Çünkü kendi fikirlerini ifade ettiğinde önemsenmediğini gören çocuk fikirlerinin her zaman yanlış olduğunu düşünür ve yetersizlik algısını zamanla benliğinde hisseder.

Çocukları korkutularak dediklerimizi yaptırmak kısa vadede kolay, uzun vadede ise zararlıdır. Bu nedenle çocukları doğru şekilde disipline etmek çok önemlidir. Öncelikle çocuğun güven duygusunun gelişmiş olması, özgür olması, kendisini ve çevreyi tanıması için fırsat verilmelidir; tabi ki belli sınırlar çerçevesinde. Çocuğa koyduğumuz sınırları anlayabileceği seviyede ona aktarmalı ve genel anlamda süreçte tutarlı davranmalıyız.

Kaliteli iletişim kurabilmeniz dileğiyle…

                                                                      Uzman Klinik Psikolog Samet ÇOBAN

Diğer makale için buraya tıklayın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir